Dinikonu.com Yüce islam Dinimiz
Duyurular: ^^ Bismillahirrahmanirrahim..^^
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mart 13, 2010, 11:18:21 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: KEMAL ÜMMÎ
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 708 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KEMAL ÜMMÎ  (Okunma Sayısı 708 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Global Moderator
Nerden :
Kayıt Tarihi : Ağustos 26, 2008, 03:41:58 ÖS
Mesaj Sayısı : 2170
Konu Sayısı : 2169
Üye No : 2

Üyelik Bilgileri
« : Eylül 02, 2008, 08:59:34 ÖÖ »

KEMAL ÜMMÎ Anadolu velîlerinden, şâir. İsmi İsmâil'dir. Kemâl Ümmîlakabıyla meşhur olmuştur. On beşinci asrın başlarında Niğde'de doğdu.Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. KabriNiğde'de YeniceMahallesindedir. Şeyh Muhammed Bahaeddîn-i Erzincânî'ninhalîfelerindendir. Şeyh Cemâl-iHalvetî'nin akran ve dostlarındandır.Adına yazılan bir Menâkıbnâme'de; "Sâfî Sultan'dan el aldı dirler."şeklinde bir ifâdeye göre o zâttan da feyz aldığı anlaşılmaktadır.Anadolu'da meşhur ve çok sevilmesi yüzünden Karaman, Manisa, Mudurnu veNiğde mevlevîhânelerinde makamları vardır. Ömrünün çoğunu Niğde'degeçiren Kemâl Ümmî hazretleri, rivâyete göre Bolu civârında dabulunmuştur. Pekçok insanı irşâd etmiştir, onlara Allahü teâlânınemirlerini ve yasaklarını anlatıp, saâdete kavuşmalarına vesîleolmuştur. Kemâl Ümmî bilhassa şiirleriyle tanınan bir tasavvufşâiridir. Şiirlerinde muhtevâ bakımından Yûnus Emre'ye benzer. Dahaziyâde aruz vezniyle kasîde, gazel ve mesnevî gibi klasik nazımşekillerinde şiirleri vardır. Tekke şiirinde kendinden sonraki şâirlereörnek olmuştur. Şiirlerini aruz vezniyle yazmasına rağmen açık veanlaşılır bir dili vardır. Halkın anlayacağı şekilde hitâb etmiştir.Bilhassa yazdığı güzel ilâhîlerAnadolu sınırlarını aşarak Kırım, Kazan,Taşkent ve Özbek Türkleri arasında yayılmıştır. Şiirlerinde dünyânınfâniliğini Allahü teâlânın sevgisini, dünyâ nîmetleri ile güzel ahlâkve ibâdeti ve ibâdetlere teşviki işlemiştir. Dîvân'ında iki bin üç yüzbeyitten fazla şiiri vardır. Münâcaat, naat, kasîde, gazel, mesnevî veilâhîlerden meydana gelen dîvânının, İstanbul ve Anadolukütüphânelerinde pekçok nüshası bulunmaktadır. Bu dîvânından başka KırkArmağan adlı didaktik muhtevâlı bir eseri mevcuttur. Bir menkıbesişöyledir: Kemâl Ümmî hazretlerinin Sinan adında bir oğlu vardı.Bu oğluilim tahsîli yapmış, zâhirî ilimlerde çok yükselmişti. Ancak babasınınbüyük velî olduğunu bir türlü kabûl etmiyordu. Tasavvufta yükselmek,kemâle ermek istiyordu ve kendine rehberlik edecek yol gösterici birmürşid arıyordu.Kuvvetli bir ilim tahsîli yapmış olduğundan hepkitaplarla meşgûl olurdu. Nihâyet bir gün babasına; "Herkes seni sevipsayıyor. Eğer beni önceden yetiştirseydiniz, size itâat ederdim. Fakatzâhir ilimlerde bilginiz yok. Benimse çok müşkülüm var." dedi. Bununüzerine babası; "Oğlum sen de murâdına erersin. Benim sözümü dinle, buyolda gayret göster, Mekke'ye git, Kâbe'yi tavâf et. Safâ ve Mervearasında sa'y edip, Makâm-ı İbrâhim'e varınca, Allahü teâlâya yalvarıpduâ et. İki rekat namaz kıl. Selâm verip duâ ettikten sonra yanındaihtiyar bir zât görürsün. O zât senin gönlünün derdine çâre olur. Ogönül sırlarından haberdârdır. Nice sırları ondan öğrenirsin." dedi.Babasından böyle bir işâret alınca, Kâbe'ye gitmek üzere yola çıktı.Mekke'ye gitmek için bir gemiye bindi. Hava gâyet sâkin ve gemi yolcuile doluydu. Yolculukları sırasında hava değişip rüzgâr esmeye ve denizdalgaları coşmaya başladı. Sonunda gemi battı. Yolculardan kimiboğuldu, kimi kurtuldu. Kemâl Ümmî hazretlerinin oğluSinân ise boğulmaküzere olup dalgalar arasında çırpınıyordu. Bu sırada babası ânidengözüküp onu boğulmaktan kurtardı ve gözden kayboldu. Boğulmaktankurtulduğu için Allahü teâlâya şükretti. Kurtulan diğer yolcularlabirlikte karadan yürüyerek yola devâm ettiler. Ancak hallerinin neolacağını bilmeden yolculukları sıkıntılı geçiyordu. Bir müddetgittikten sonra çölde eşkıyâ yollarını kesip hepsini esir aldı. Sinanbu sefer de tuzağa düşmüş bir yabancı kuş gibi esir oldu. Allahüteâlâya tevekkül edip sabırla beklemeye başladı. Onu bir zindanakapattılar. Geceleri gözüne uyku girmiyordu. Çok halsiz ve zayıfdüşmüş, ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüştü. Ayrıca çok da işkencegörüyordu. Bu ızdırap ve zindandan kurtulmak için hiçbir çâreninolmadığını anladı. O zaman Allahü teâlâya duâ edip, şöyle dedi: "YâRabbî! Bana lutfeyle, çok günâhkârım. Senin velî kullarından olanbabama değer vermez ve inanmazdım. İnadım sebebiyle içinde bulunduğumbu sıkıntıya düştüm. Babama hiç teslim olmazdım. Onun sözlerini hiçtutmazdım. Kimsenin sözünü beğenmez ve yüzünü görmek istemezdim. Babamahiç baş eğmezdim. Yâ Rabbî! Benim çektiğim hep bu yaptıklarımdandır.Bana ihsân eyle kurtar beni. Şimdi kabahatimi anladım." diyerekgece-gündüz ağlardı. Günlerce böyle çâresiz gam ve dert çekipkurtulacağı günü bekledi. Bir gün ellerini ve ayaklarını da bağladılarve; "Şimdi senin gözlerine de mil çekip seni kör edeceğiz, artıkdünyâyı görmez olursun ve bir yere gidemeyip, buralarda kalırsın."dediler. Bu sözleri işitince, çâresizlik ve dehşet içinde çok ağladı.Artık tam çâresizlik içine düşüp gözlerini de kaybetme korkusuiçindeyken birdenbire babası Kemâl Ümmî hazretleri karşısına çıkıverdi.Elini uzatıp; "Gözünü yum beri gel. Allahü teâlânın kudretini göresin.Hep âh edip inlersin." dedi. Sonra onu anlamadığı bir şekilde tutupKâbe'ye bıraktı. Gözlerini açtığında Kâbe'nin yanında idi. Bu hallereçok şaşırıp, günahlarına ve kabâhatlerine pek ziyâde pişman oldu. Tambir ihlâs ile cânu gönülden Kâbe'yi tavâf etti. Sonra Makâm-ı İbrâhim'egeçip iki rekat namaz kıldı. Bu hâlini kendisi şöyle anlatmıştır:Makâm-ı İbrâhim'de iki rekat namaz kıldım. Selâm verdikten sonra; "YâRabbî bu yolda nice sıkıntılar çektim. Şimdi beni murâdıma erdir." diyeduâ edip ellerimi yüzüme sürdüm. Bu sırada yanımda oturan yüzü örtülübir ihtiyâr gördüm. Elini öptüm ve; "Efendim şimdi sizden ricâm, benimurâdıma kavuşturmak için himmet eylemenizdir. Derdime bir çâre ihsânedin." dedim. Bana; "Evliyâya karşı inadı terkeyle, onlara îtimâtgöster. Görünüşlerine bakma! Onların bâtınlarına iç alemlerine bak.Neden gördüğünü ilimden habersiz zannedersin. Zâhir ilimle Allahüteâlâya kavuşmayı mı murâd edersin! Zâhir ilmi olmayanı Hak'tan uzak mısanırsın? Gerçi ilim kişiye faydalıdır. Fakat bu ilimle ameledilmeyince, faydası olmaz. Dünyaya düşkün olmayan, haramlardan sakınanmevlasına kavuşur. Eğer bu sözleri anlayıp idrak ettiysen, mürşidineyol göstericine teslim olman gerekir." buyurdu ve bir hayli nasîhatetti. Sinan Efendi bu nasîhatları dikkatle dinleyip çok göz yaşı döktü.Kendisine nasîhat eden zât yüzündeki örtüyü kaldırıp ona yüzünügösterdi. Baktığında onun babası olduğunu gördü. "Derdime yine babamçâre oldu." diyerek elini öpüp ayaklarına kapandı. Artık babasınınbüyük bir velî olduğunu açıkça görüp anladı. Ona teslim oldu ve duâsınıaldı. Kâbe'deki hizmetçiler Sinan'ın yanına yaklaşıp; "Bu zât nedensana bu kadar yakın alâka gösterdi. Senin de ona karşı muhabbetinnedendir?" dediler. "Bu zât benim babamdır." deyince, hizmetçiler; "Buzât elli seneden beri beş vakit namazını Kâbe'de kılar. Biz onu hepburada görürüz." dediler. Kemâl Ümmî hazretlerinin oğlu Sinan, dahasonra babasının terbiyesinde tasavvufta yetişip mârifet sâhibifazîletli bir zât oldu. Bir defâsında da oğlu Sinan'a; "Oğul eğerihlâsın varsa, gel şu ayağımın üstüne bas. Göresin sen dahi vakitnicedir, demeyesin bu vakit gecedir." dedi. Oğlu ayağına basınca,ayağını oynattı. Oğlu Sinan'ın gözünden perde kalkıp arşı seyretmeyebaşladı. Melekleri semâyı doldurmuş namaz kılıyor halde gördü.Babasınınbu kerâmetini görünce, onun büyük bir veli olduğunu anlayıp ayaklarınakapandı. Ondan feyz alıp saâdete kavuştu. Kemal Ümmi hazretlerininşiirlerinden biri: Bakın iy cân ü dil gözün açanlar Beka mülki fenâilden seçenler Kanı şol dünyâya mağrûr olanlar Kanı şol menzile konupgöçenler Kanı şol illeri bizüm diyenler Kanı şol yerleri eküp biçenlerKanı şol kal'alar burçlar yapanlar Kanı anda durup yiyüp içenler Kanışol cem' olup tez dagılanlar Kanı şol şem' olup yanup tütenler Kanı şolişret idüp raks uranlar Kanı şol başlara saçu saçanlar Kanı şol başoluban kim sananlar Kamu halkın hakkın yiyüp içenler Kemâl Ümmî sen olHak'dan yana kaç Kaçan kurtulur ölümden kaçanlar Bu tuzakda tutulmazdane içün Safâ şevkiyle uçmağa kaçanlar BENİM DİLİM ŞEYH KERÎMÜDDÎN'İNDİLİDİR Yüksek hocaları tarafından icâzet ile şereflendirilipmemleketine gönderildikten sonra, tâliblere ilim ve feyz kaynağı olarakhizmet eden Kerîmüddîn insanlara çok faydalı olmaktaydı. Bir zamanİmâm-ı Rabbânî hazretlerinin yolu, Kerîmüddîn'in beldesine düştü. OradaKerîmüddîn'den feyz almakta, sohbetinde bulunmakta olanlardan bir grupkimse, hazret-i İmâm'ın huzûruna gelerek feyz ve bereketlerinden,kıymetli sohbetlerinden istifâde etmek istediklerini arz ettiler. O daKerîmüddîn'i çağırarak; "Bunları büyükler yoluna aldınız mı? Almadınızmı?" diye sordular. Kerîmüddîn; "Efendim, yüksek hazretinizden banaulaşanları bunlara ulaştırdım." diye arz edince, İmâm-ı Rabbânîhazretleri o kimselere dönerek; "Benim dilim, Şeyh Kerîmüddîn'indilidir. O ne söyledi ise ben söylemişim. Sohbetlerini bu dikkat veuyanıklık ile dinlerseniz aynı istifâdeye kavuşursunuz." buyurdu veüzerlerinde bulunan gömleği çıkararak Kerîmüddîn'e verdi. 1) TürkKlasikleri; c.3, s.39 2) Menâkıbnâme-i Kemâl Ümmî ; Ali Emirî (Millet)Kütüphânesi, Manzûm; No: 1323
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Wap Forum | Wap | Wap2 | RSS | XML | sitemaps |  Sitemap-Html
programlar diyetisyen aşk
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 923 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 943 944 945 946 947 948 949 950 951 952 953 954 955 956 957 958 959 960 961 962 963 964 965 966 967 968 969 970 971 972 973 974 975 976 977 978 979 980 981 982 983 984 985 986 987 988 989 990 991 992 993 994 995 996 997 998 999 1000