Dinikonu.com Yüce islam Dinimiz
Duyurular: ^^ Bismillahirrahmanirrahim..^^
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 10, 2010, 05:29:14 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Sevgi Ne ister ? (Müminin Aile Anlayışındaki Esaslar) Lacivert ceketli, gri pant
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 707 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sevgi Ne ister ? (Müminin Aile Anlayışındaki Esaslar) Lacivert ceketli, gri pant  (Okunma Sayısı 707 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DeSSaS
Ziyaretçi
« : Ağustos 31, 2008, 04:51:26 ÖS »

Sevgi Ne ister ? (Müminin Aile Anlayışındaki Esaslar)
<!-- / icon and title --> <!-- message -->
Lacivert ceketli, gri pantolonlu delikanlı, denize dalarcasınaformalı genç kızın gözlerine bakarak fısıldadı: “Seni seviyorum.” Gençkız, nicedir beklediği bu itiraf karşısında nefesi kesilir gibi oldu.Sevmek de sevilmek de güzeldi. Oturdukları çay bahçesini kuşatansarmaşıklar, havada uçan kuşlar, fıskiyeden havuza dökülen su ikisiiçin daha bir anlamlıydı artık.

Yazıya girerken pembe dizileri aratmayacak bir sunum yapmak geldiiçimden. Sevgi denince hepimizin ilk aklına gelen; lise aşkları olsagerek. Gerçi; şu an evli olanların yüzde kaçı lise aşkıyla evlenmiştir,bu da epey su götürür; ama genç insanın sevgi ile tanışmasının lisedönemi olduğu da bir gerçek.

Sevgi kavramını oldukça kolay telaffuz ediyoruz da ne derecesevdiğimiz,ya da sevildiğimiz doğrusu ince bir tahlile muhtaç. “Seniseviyorum” diyenlerin ne kadarı sevgiyi gerçek anlamdayaşıyor,sevilenler sevilmenin sorumluluğunu ne derece üstleniyor,sevgiden ne anlıyoruz, gerçek sevginin prensipleri nelerdir, iştebunlar üzerine bir miktar kafa yoralım istiyorum. Sevgi, gerçek anlamdakendini bulabilmesi için ne ister?.. “Seviyorum” diyebilmek ne gibisorumluluklar getirir, bunları birlikte düşünelim:

1-Kusur Görmemek-Eleştirmemek: Sevdiğiniz kişi ile aranızda kalbîanlamda ciddi bir bağ olmasını istiyorsanız, öncelikle onu olduğu gibikabul etmeye hazır olmalısınız. Sevdiğiniz halde bazı kusurlar görüyor,zaman zaman tavırlarını eleştiriyorsanız bilin ki;gerçek anlamdasevmiyorsunuz. Aslında onu değil; kendinizi, kendi isteklerinizi, kendiduygularınızı seviyorsunuz siz. Onu da istediğiniz kalıba dökmekistiyorsunuz. Kusur gördüğünüz, eleştirdiğiniz ve kendi ölçütlerinizdoğrultusunda yoğurmak istediğiniz biri sizin sevdiğiniz olamaz. Her nesurette olursa olsun sevgi;eleştiriyi ve kusur görmeyi kabul etmez.

Mecnun’a: “Yahu Leyla diye çöllere düştüğün kız bu mu Allah aşkına?..Kara-kuru-cılız biri bu!..”
dediklerinde Mecnun şöyle diyecektir: “Siz Onu bir de benim gözümle görseydiniz!..”

Edebiyatımızda yer alan sevgi dizelerinde sevenlerin birbirlerininkusurlarında dahi güzellik görmeye çalıştıklarına şahit oluruz. Şaşıgözlü sevgiliye “Şehlâ Bakışlım”, hafif aksayana da “Keklik Sekişlim”diye hitap eder, aşkını şiirleştirenler.

Spastik-Zihinsel-Bedensel özürlü çocukları bir de annelerine sorun.Yavrularında kusur görseler, herkesten daha çok bakım isteyen buçocukları bir ömür taşıyabilirler miydi?..

Sevdiklerinize bugün tekrar bakın. Kusur görüyor,ters hareketleri olduğunu düşünüyorsanız, sevginizi yeniden gözden geçirin.

2-Sorgulamamak: Sevgiliyi tutum ve davranışlarından dolayı sorgulamamakesastır. Hesaba çektiğiniz biri; emriniz altında olmasını istediğiniz,yönetmek, hakimiyet kurmak istediğiniz biridir. Hakimiyet ve yönetimedaları olan yerde resmiyet başlar. Resmiyetin olduğu yerde iseiçtenlikten bahsetmek imkânsızdır. Sevgi; içtenlik ister. Onun içinsevginin temel gereklerinden biri de sorgulamamaktır.

Hira’da İslamiyet kendisine tebliğ edilen Hz.Muhammed (s.a.v) yeni dinikimlere anlatıp kabul ettireceğinin tedirginliğini yaşarken,önce eşiHz.Hatice (r.a) İslam’ı sorgulamadan kabul etmiş,daha sonra sadıkarkadaşı Ebubekir; sana gelen dini anlat bakalım,nasıl bir şeymiş dahidemeden, sorgulamadan, “Sen getirmişsen güzeldir.” diyerek şahadetetmiştir. Sadık olmak, bağlı olmak, sorgulamadan sevmek, kadınlardaHz.Hatice, erkeklerde Hz.Ebubekir’in şahsında anıtlaşır.

Gemileri geceleyin karadan Halic’e indirme fikrini vezirlerine açanSultan Fatih’i, vezirler Hocası Akşemseddin’e şikâyet ederler: “Seninkiolmayacak şeyler emrediyor” dediklerinde Akşemseddin şöyle diyecektir:“O diyorsa yapacaksınız, yürüyün halat çekmeye gidiyoruz!..”

Sorgulamamak; “Sen öyle diyorsan öyledir” diyebilmekle gerçekleşir.

3-Küsmemek: Gerçek sevginin olduğu yerde dargınlık,kırgınlıkkavramlarına yer yoktur. Her kırgınlık kalpte yara açar. Ne kadarkurusa da dokunulduğunda bir gün tekrar kanama ihtimali yüksektir.Yarayı sarmak yerine hiç yara açmamak, bir taraf yaralasa dahi razıolup ses çıkarmamak, uzun ömürlü bir sevgi için şarttır. İnsanlığınönderi Hz.Muhammed(s.a.v)’in ne eşlerine, ne de sahabesine karşı kırgındurduğu,surat ekşittiği bir dakikası bile olmamıştır. Bugün yıllardırevli olmalarına karşın, zaman zaman kavga eden, evi terk eden, yatakayıran çiftler nasıl bir sevgi yaşıyorlar doğrusu anlamakta güçlükçekiyorum. Sevmek; bütünleşmekse uzaklaşmak niye?..

4-Menfaat Beklememek-Karşılıksız Sevmek: İçinde para olsun olmasınkarşılık bekleyerek yapılan tüm işler alış-verişe benzer. Sevgi; tüccarmantığına sığmayacak kadar yüce ve büyük bir kavramdır. Temeli menfaatedayanan tüm sevgiler sahtedir. Bazı makam sahipleri ve zenginler, iyigünlerinde kendilerine her fırsatta yağ çekenlerin,etraflarında fırdönenlerin, düştükleri gün ortalıkta gözükmeyişleri karşısında yıkımauğramışlardır. Bu doğal bir sonuçtur. Menfaat tükenmişse alış-verişbiter.

“Sevdiğim beni anlamıyor” türünden serzenişler dahi menfaattir. Anlayışbeklemek yerine onu anlamayı neden denemiyorsunuz?.. “Ben acaba onu nekadar anlayabiliyorum?” dediğiniz gün, onun da sizi anladığını farkedeceksiniz.

Sevdiğini karşılıksız sevmek esastır. En büyük aşklar menfaatedayanmaksızın yaşanmıştır. Sevileni sırf o olduğu için sevmek dediyebiliriz buna. Öğretmenlerin öğrencilerini, anne-babanın evladını,eşlerin birbirlerini sevmeleri bu türe örnektir. Sevginin en safhalidir. Hatice’nin Muhammed’e, Fatıma’nın Ali’ye sevgisi gibi.

Sevgiyi yaratan Allah,kullarını karşılıksız sever ve karşılıksız verir.Karşılık istese hangi lütfünü ödemeye gücümüz yeterdi ki?..

5-Kıyaslamamak: Sevginin ayakta kalabilmesi için çok fazla gündemegelmeyen bir hususa da değinmek istiyorum. Sevdiğinizi hiç kimse ilekıyas etmeyiniz. Eşinizden size anneniz gibi yemek hazırlamasını,çocuklarınızın emrinizdeki işçiler gibi itaat etmelerini bekliyorsanızkıyaslayarak seviyorsunuz. Sevgi; kişiye özeldir. Siz özel bir kişiyiona özel sevgi ile sevmelisiniz. Hanımınızdan başkalarının hanımı gibi,kocanızdan başkasının kocası gibi, çocuklarınızdan başka çocuklar gibidavranış istemek; onları kaybetmeye kapı aralamaktır. Unutmayınız ki;hiçbir insan başkasının yerinde olamaz ve buna mecbur da değildir.Sevgi; hiçbir biçimde kıyas kabul etmez. Olanı olduğu gibi sevenler,kazançlı çıkmıştır.

Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım
Bakışından süzülen işvene kurban olayım
Lütfüne ermek için söyle perişan olayım
Bakışından süzülen işvene kurban olayım

Müzeyyen Senar’ın şarkısında olduğu gibi “Benzemez kimse sana” diyebilmişseniz sevgiyi yakalamışsınız demektir.

6-Şikâyet Etmemek: Sevgi; sadakatle bağlılık ve sırdaş olmayıgerektirir. İster eşiniz, ister dostunuz, ister arkadaşınız olsun,sevdiğinizle aranızda geçenleri üçüncü şahıslara anlatıyor,aktarıyorsanız gerçek anlamda sevmiyorsunuz demektir. Günümüzdeeşlerden bir kısmı, eşini kendi ailesine, dostlarına şikâyet etmekte,hane çatısı altında kalması gereken sorunlar yabancı şahıslarıngündemlerine oturmakta, sırlar ifşa olmakta ve yıkımlar peş peşegelmektedir. Mahkeme koridorlarında boşanma sırası bekleyen eşlerinçoğunun geçimsizlik problemleri altında yatan esas unsur; sırtutamayışları, problemleri başkalarına havale etmeleridir. Sevdiğinizibaşkalarına şikâyet ettikçe, başkalarının aranıza girişi daha kolayhale gelir.

Adamın biri Hz.Ömer (r.a) ‘e karısını şikâyet etmek üzere gelir. Karısıdır dır etmekte ve adamın başının etini yemektedir. Tam şikâyet etmeküzere kapıyı çalacakken Ömer’in karısının Ömer’e bağırdığına vehalifenin buna sessiz kaldığına tanık olur. Şikâyetten vazgeçipdönerken ayak tıkırtılarını duyan halife dışarı fırlar ve adama derdinisorar. Adam: “Ey Müminlerin Emiri!.. Karımı sana şikâyete geliyordum,baktım ki aynı şeyleri senin eşin de sana yapıyor,sen susuyorsun.Dönmeye karar verdim.” Ömer gülümseyerek: “Evine dön. Unutma,hanımlarımız çok kahrımızı çekiyor. Bulaşık, çamaşır onlarda. Bıraksöylensinler. Sen açma kimseye!..” der.

Eş, Anne-Baba, Evlat sevgileri birer basamaktır. Çıkılması gereken asılzirve; Allah’ı sevmektir. Allah’la olan bağınızı iyi düşünün. Başınızagelen tüm dert ve sıkıntılar Allah’tan gelmiş ise onları kullaraanlatmak; Allah’ı kullara şikâyet etmek değil midir? Anlatmak yerine odertleri seccadede yüce sevgiliyle paylaşmak daha yerinde olmaz mı?..“Derdimi seviyorum, çünkü onu bana sevgilim verdi” diyebildiğiniz gün,ibadet anlayışınız yeni bir boyut kazanacak.

7-Fedakârlık: Fedakârlık sevginin olmazsa olmaz prensibidir. Sevmek biranlamda katlanmak, çileye, sıkıntıya talip olmaktır. Hz.Muhammed’iseven ilk Müslümanların neler çektiğini biliyoruz. Yine Peygamberlertarihine baktığımızda en fazla fedakârlık yapanların Resul ve Nebilerolduğunu görürüz. Fedakârlık;sevgiyle ayrılmaz bir ikilidir.

Yavrusunu dokuz ay on gün karnında taşıyan, gece yarılarında süt verenanneye onca fedakârlığı yaptıran nedir? Evladı için ağır işlerdeçalışan, patronundan azar işiten, akşam eve bir poşet gıda getirmederdinde olan babayı bunlara katlandıran nedir? Yurt savunması adınagöğsünü kurşunlara siper eden askeri o noktaya götüren hangi duygudur?Ferhat’a dağlar deldiren de sevgiyle ayrılmaz bir bütün olan fedakârlıkhissinden başka bir şey değildir. Fedakârlıklarınız ölçüsünde sevginizkıymet kazanır.

Allah,müminlerden mallarını, canlarını, sevdiklerini Allah yolunda fedaetmelerini ister. Müminler daha büyük nimetlere ermeyi düşledikleri,cenneti sevdikleri için dünyada nefislerine zulmederler.
Fedakârlıkların ödülünü almak; cenneti ve cemalini görmek için.

Allah’ı seviyorsanız, vaktinizden, uykunuzdan, zevklerinizden ve hattaçok sevdiğiniz kimselerden fedakârlık etmeniz gerekir. Mekke’ye hicretedenler; kadınlarını,mallarını, evlerini, bahçelerini neden geridebıraktılar?..Hicret gecesi henüz 18 yaşında yağız bir delikanlı olanHz.Ali’yi, Hz.Muhammed’in yatağına yatıran da Resul sevgisi için lazımolan fedakârlık değil midir? Sabah müşriklerin geleceğini, belki örtüyüaçmadan içinde yatanı hançerleyecekleri ihtimalini göze alarak Ali’yi oyatağa yatıran his ne kadar yüce bir histir!...

Bursa’da Kadılık gibi yüksek makamda iken ağır bir sınava tabi tutulanAziz Mahmud Hüdâî (k.s) nefsine egemen olan makam tutkusundanfedakârlık etmeseydi bugün gönüllere taht kurabilir miydi?
Asırlar geçti, nice kadıların, valilerin,vezirlerin isimleri unutuldu,nesilleri kesildi ama, Hüdâî Üsküdar’daki makamında hala dipdiri!..

Doksan yaşında surlar önüne gelen Halid b.Zeyd (Eyüp Sultan) acabaİstanbul halkına asırlarca Medine atmosferi solutmak için mi fedakârlıketti?

8-Sınırsız-Hesapsız Verici Olmak: Sevilenin istekleri ne derece ağır,nekadar çok olursa olsun seven: “Artık yeter, sınırı aşıyorsun” diyemez.Seven; sınırsız, hesapsız vermeye mecburdur. “Hayır-Olmaz-Yapamam”kelimeleri sevenlerin sözlüğünde olmamalıdır.

Allah yoluna baş koyan nice erenler,o yolda akla gelebilecek herşeylerini vermişlerdir. Paylaşmanın sınırı yoktur sevenler arasında.İslam, Medine’ye intikal ettiğinde mallarını,bahçelerini,hurmalıklarını, evlerini Mekke’li kardeşleri ile paylaşanlar;birbirlerine mirasçı olmayı dahi kabullenmiş, daha sonra ilahi emirlebuna gerek olmadığı bildirilmişti.

Tebük Savaşı hazırlıkları sürerken Resulullah(s.a.v) sahabesinemallarını getirmelerini,harp hazırlıklarına katkıda bulunmalarınıistedi. Hz.Ebubekir(r.a) malının tamamını getirdi. Rasülullah(s.a.v):
”Ya Ebubekir! Geride ailene,çocuklarına ne bıraktın?” diye sorunca Ebubekir(r.a.):”Allah ve Resulü’nün sevgisini bıraktım” dedi.

9-Aynîleşmek: Sevgide varılacak doruk noktalardan biri de sevenlesevilenin aynîleşmesi,birbirlerini gönüllü taklit etmeleridir. “BenSenim, Sen de Bensin” diyebilmektir bunun özü. Sevgiyi iki kişilikolarak değil, iki kişide tekleşen tek varlık gibi görebilmektir.

Yıllarca evli kalıp muhabbeti iyi olan eşlerin birbirlerine hem huy hemde çehre olarak benzediklerini görürsünüz. Sanki o süreçte yüzleribirbirinin aynı olmuştur. Türk siyasi hayatının meşhur simalarınadikkatle bakınız. Nazmiye-Süleyman DEMİREL, Rahşan-Bülent ECEVİT,Nermin- Necmeddin ERBAKAN çifti sîmâ olarak ne kadar da birbirlerinebenziyorlar!... Bu; içteki aynîleşmesinin dışa aksinden başka bir şeydeğildir.

Sahabe-i Kiram Resulullah’la aynileşmede o kadar ileri giderlerdi ki; One hareket yaparsa tereddütsüz taklit ederlerdi. <Sünnet> adıylasistemleşen yaşam tarzı bu aynileşme çabalarının sonucudur.
Hudeybiye Anlaşması sonrasında hacdan vazgeçip geri dönmeyi onurunayediremeyen sahabe, ihramdan çıkmamakta direnir.Resulullah(s.av.)çaresiz biçimde çadırına dönünce eşi;sevgili annemizÜmmü Seleme(r.a) şöyle tavsiyede bulunur:”Onlar nasılsa seni sever,heryaptığını yaparlar. Önce sen ihramdan çık, traş ol, kurbanını kes. Senigördüklerinde hepsi itirazı bırakıp ihramdan çıkacaktır.”Resulullah(s.a.v) bunu yapar ve sahabe hiç tereddüt etmeden ihramdançıkar.

Tasavvufun zirve isimleri Allah’la aynîleşmede o kadar ileri giderlerki;Hallac-ı Mansur: “Enel Hak-Ben Hakkım”, Cüneyd-i Bağdadî: “Cübbeminiçinde Allah’tan başkası yok” demekten kendini alamaz. Bakın Yunus Emreşu dizelerde aynîleşmeyi nasıl yansıtıyor:

Hem bâtınam, hem zâhirem, hem evvelem, hem âhiram
Hem ben Olam, hem Ol benem, hem ol kerîm u han benem
Bâtın da, zâhir de, evvel de âhir de benim.
Ben O’yum, O da bendir, cömertçe veren de hüküm kuran da benim.

10-Sevilene Sevgiyi Belli Etmek: Sevgi; mutlaka belli edilmeli,sevilene “Seviyorum” denmelidir. Sahabenin zaman zamanResulullah(s.a.v)’e “Anam Babam sana feda olsun Ey Allah’ın Resulü,seniher şeyden çok seviyorum” itirafına karşılık Rasulullah(s.a.v) de şöylediyecektir: “Emziren bir annenin evladına olan sevgisinden daha çok bensizi seviyorum, ümmetimi seviyorum.”

Sevgiyi açıklamak karşılıklı bir ihtiyaç gibidir. Bu, sevenlerarasındaki bağı artırır. Sevgiyi belli etmek adına nice şiirleryazılmış, nice besteler yapılmıştır değil mi? Resul sevgisi Naatlardayer bulur:

Ruhum sana, varlık sana hayrandır efendim
Bir ben değil âlem sana kurbandır efendim
Sen habib-i Kibriya Muhammed Mustafa’sın
Senin yoluna uyanlar sultan olur efendim (Ali Ulvi Kurucu)
***

Canım kurban olsun senin yoluna, adı güzel kendi güzel Muhammed
Şefaat kıl kemter kuluna, adı güzel kendi güzel Muhammed (Yunus Emre)

Allah,kullarına sevgisini kitaplar, Resul ve Nebiler göndererekaçıklarken; kullar ibadet halinde Allah’la konuşarak sevgilerinibildirirler.
”Allah’la konuşmak isteyen namaz kılmaya devam etsin” Hz.Muhammed (s.a.v)

11-Dürüst-Güvenilir-Şeffaf ve Doğru Olmak: Belki en başa almamızgereken madde bu idi. Sevginin ayakta kalması için dürüst olmakşarttır. “Seviyorum” dedikten sonra güven zedeleyici hareketler, sevgiağacına vurulan balta gibidir. Her şeyi ile sevilene açık olmalı, yalansöylememeli, ilişki boyunca şeffaf olunmalıdır. Her ne pahasına olursaolsun doğru söylenmelidir. Saklanan her şeyin günün birinde açığaçıkacağını unutmamak gerekir. İnsan;sırları ile yaşayan bir varlıktır.Sırlar sadece sevgili ile paylaşılır. Sevgiliden gizlenen sırlar,gününbirinde açığa çıktığında aradaki güvene darbe indirecektir.

***

Evet Değerli Dostlar,
Sevgi kavramının yaşayabilmesi için gerekli olan prensipleri 11 maddehalinde incelemeye çalıştık. Aslında bu prensipler artarak uzar gider.Biz,en çok sevgiyi yaralamasından korktuklarımıza öncelik verdik.

Sevgi; yürek ve emek ister. Kalp;sevmekle yorulmaz. Nefret, kin, öfke,hırs kalbe yüktür. Yüklendikçe hafiflenilen, verdikçe çoğalan,paylaşmakla azalmayan tek olgu; sevgidir.

Son sözü Aşkın Sultanı Mevlana’ya bırakalım: “Seviyoruz; işte hayatımızın güzelliği bu yüzden.”
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Wap Forum | Wap | Wap2 | RSS | XML | sitemaps |  Sitemap-Html
web siteleri

programlar diyetisyen aşk
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 923 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 943 944 945 946 947 948 949 950 951 952 953 954 955 956 957 958 959 960 961 962 963 964 965 966 967 968 969 970 971 972 973 974 975 976 977 978 979 980 981 982 983 984 985 986 987 988 989 990 991 992 993 994 995 996 997 998 999 1000