Dinikonu.com Yüce islam Dinimiz
Duyurular: ^^ Bismillahirrahmanirrahim..^^
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 10, 2010, 06:32:58 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Yeni Nesil Tesettür
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 1673 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeni Nesil Tesettür  (Okunma Sayısı 1673 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DeSSaS
Ziyaretçi
« : Ağustos 29, 2008, 05:04:27 ÖS »

Çoğunluğunu lise ve üniversite öğrencilerinin oluşturduğu genç tesettürlüler, hem kuralına göre örtünmek hem de özgün giyinmek istiyor. Kamusal alan tecrübesi onlara çok şey öğretti; sempatik ol, iletişime geç, rahat hareket et! Tek mesele; yozlaşmanın önüne geçebilmek.

Tesettürün modası olur mu olmaz mı tartışmaları eski heyecanını yitirdi. Vitrinler, bıkkınlık verecek kadar birbirine benziyor, modanın esiri olmamak için terzilere kaçanları rengiyle deseniyle o yılın moda kumaşı bekliyor. Hâl böyleyken, yani bütün dünya belli başlı moda merkezlerinin etkisi altındayken, mütesettir kadınların ‘kurtarılmış’ bir alanda bütün akımlardan uzak yaşamasını istemek beyhude olur. Kaldı ki şimdiki genç kızların pek rağbet etmediği pardösüler bile düğme sayısından yaka ve kol biçimine, kumaş renginden darlık ve bolluğa kadar dünya modasının etkisi altında. Gömlek yakasında moda hâkim yaka ise, pardösüde de öyle. Sadece kumaş boyu uzuyor, o kadar...

Tesettür modası ile yan yana anılan ikinci mesele, genç kızların tesettür çizgisinden sapması. Bilkent Üniversitesi doktora öğrencisi Ertan Keskinsoy, Radikal 2’de yayımlanan makalesinde “İkinci kuşak başörtülüler ortaya çıkmaya başladı.” diyor. “Metropol/kozmopol yaşamına ayak uydurmanın bir işareti olarak sokaklarda artık başörtüsü ile birlikte daha tuhaf kombinasyonlar görmeye başladık.” Keskinsoy’un ‘tuhaf kombinasyon’dan kastı, başörtünün gömlek altı pantolonla ve ağır makyajla oluşturduğu tezat. Tesettürdeki sapmadan rahatsız olanların hep eleştiregeldiği, türban karşıtlarının da istihzayla bahsettiği bu ‘yoz’ giyim, iki arada bir derede kalmışlığı ile giyineni hilkat garibesine benzetiyor, bu doğru; ancak gençlerin tesettür giyimdeki arayışlarını ve çoğu zaman el yordamıyla oluşturdukları yeni tarzları, tümüyle tehlikeli bir gidişata işaret saymak ne kadar doğru olur?

Tesettürden taviz vermeden özgün giyinmenin peşine düşen genç kızların ‘farklı olma’ çabası, vaktiyle, alternatifi olmayan bir örnek pardösülerin verdiği gizli mesajdan sıyrılmak şeklinde açıklanabilir. Robadan büzgülü, kahverengi, koyu yeşil, lacivert renkli bol pardösüler, kimilerinin gözünde, ‘tek tip’leştiriyordu onları. Oysa kamusal hayat görünür olmayı, giyim tarzıyla kişiliğin uyum içinde olmasını gerektiriyordu. Sosyolog Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun neredeyse özlemle andığı, kamusal alana çıkmaya tenezzül etmeyen, evlerinin en kuytu köşesinde Müslümanca bir hayat içinde varolmaya devam eden kadınlar da çoktan çekilmişti aramızdan. Yeni arayışların bir nedeni de, ‘öteki’ olmanın, ‘uzaydan düşmüş bir yaratık’ muamelesine maruz kalmanın verdiği yorgunluk. Kabul görmek, iletişime açık olmak ve rahat etmek için seçtikleri yeni tarz, bir aferini de beraberinde getirdi. ‘Sen diğer örtülülerden farklısın.’ Tesettürlü kızlar bu iltifatı buruk bir gülümsemeyle karşıladı; çünkü zaten hepsi bir diğerinden farklıydı...

‘Genç tesettür’ ne vaat ediyor?

Peki, yeni nesil tesettürlüler nasıl ve nereden giyiniyor? Değişimi fark eden tesettür firmalarının bundan beş yıl önce cılız da olsa seslendirdikleri; ancak içi hâlâ doldurulamayan ‘genç tesettür’ kavramı ne vaat ediyor? Gelinen noktada, çoğu tesettür firmasının gençlere hitap etmediği ortada. Deseni, kumaş kalitesi, rengi ve modeliyle itici buldukları giysileri, ‘hanım teyzelere’ lâyık bulan gençler, tesettüre uygun koleksiyon hazırlayan diğer markalara yöneliyor. İpekyol’dan uzun ve yırtmaçsız bir etek, Zara’dan diz altına inen tunik, Mango’dan bol pantolon. Toplama işlemi kimi zaman Kadıköy’deki Salı Pazarı’na, İstiklâl caddesi üzerindeki Terkos Çıkmazı, Atlas Pasajı, Uğurböceği’ne kadar uzanıyor. Özgün tasarımlarıyla dikkat çeken Uğurböceği, bol pantolonları ve uzun elbiseleriyle fabrikasyon giyinmekten bunalmış genç tesettürlüleri cezbediyor.

Tesettüre uygun giysi arama çabasının geliştirdiği yeni tarz üst üste, kat kat giyinmeyi gerektiriyor. Önceki yıl pek moda olan etek altı pantolon pek tutmadı; ama elbise altı pantolon hem tesettüre uygunluğu hem de rahatlığıyla çok revaçta. Bu arada, kısa kollu gömleklerin altına giyilen uzun tişörtler, gömlek üstü yelekler, basenleri örten püsküllü şalların tesettür kaygısı gütmeyen gençleri de etkilediğini söylemek gerek. Bir tarafın mecburiyetten oluşturduğu salaş tarzı, diğer taraf, entel görünüm için benimsedi. Belli bir giyim zevki gerektiren bu tarz, kimi modacılar tarafından beğeniliyor; ancak her mekanda giyilmemesi şartıyla.

Bundan 15 yıl önce, pardösü dışında alternatifi olmayan üniversiteli genç kızlara giysi tasarlayan Perihan Mataracı, “Okulda rahat etmek için salaş giyinebilirler; ama mezun olduklarında daha sade giyinmeliler.” diyor. Kalıpları olmayan, yeni fikirlere açık gençlerin, giyimde de arayışa girmesini doğal karşılayan Mataracı, şimdilerde Yeşilköy’deki atölyesinde varlıklı tesettürlüler için çalışıyor; ancak üniversiteli kızlar için spor giysiler tasarladığı o günleri hâlâ özlüyor: “1992-93 altın çağımızdı. Çoğunluğu Cerrahpaşa Fakültesi’nden 100’ün üzerinde genç kızla çalıştım. Yaşlarına uygun, sosyal hayatlarını kısıtlamayacak rahat giysiler dikiyordum.” Aradan yıllar geçti; ancak o kızlar tesettüre uygun giysi bulmakta hâlâ zorlanıyor. ‘Perihan Abla’ları ise onlar için ulaşılmaz bir yerde artık; çünkü tasarım arttıkça maliyet artıyor ve takdir edersiniz ki bir pardösüye 700 YTL vermek her üniversitelinin harcı değil.

Tesettür giyimdeki değişimde anahtar kelimelerden biri de rahatlık. Bugün pardösülerin tamamen terk edilmesi ya da boylarının kısalması, eteğin rafa kaldırılması hep sokakta rahat edebilmek için. Otobüse binip inerken, araba kullanırken hatta rüzgara karşı en iyi çözüm elbise, tunik ya da kısa pardösü altına giyilen pantolonlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin meslek edindirme kursu İSMEK’i bitirdikten sonra aynı kurumda öğretmen olarak çalışmaya başlayan Züleyha Arslan, iş yerinde rahat etmek isteyen genç kızları giydiriyor. Tercihler, diz altı elbiseyle giyilen pantolondan yana. Modeller ise vitrinlerin verdiği ilhamla çiziliyor. Tesettürlü kızlar sıradan bir giysiyi zihinlerinde uygun forma sokabilme becerisi geliştirdi; yap-boz’daki eksik parçayı bulur gibi: “Şu ceketin daha uzunu dikilebilir, gömlek tuniğe çevrilebilir, eteğin yırtmacı, elbisenin yakası kapatılırsa dışarıda giyilebilir.”

‘Genç tesettür’ konseptine uygun giysiler tasarlayan Reyhan Yazıcı da etek altına pantolon ya da elbise altına pantolon giyinmenin geleneğe dönüşle ilgisi olduğunu düşünüyor. Ona göre tesettürlü kızlar, şalvar üzerine üç etek giyen Anadolu kadınının rahatlığını, çalışma hayatına girince keşfetti. Yetmişli yılların başında lise öğrencisi olan annelerimizin pilili mini etek altına niçin pantolon giydiğini de şimdi anlıyoruz. Aile albümlerindeki siyah-beyaz fotoğraflara bakıp ‘Ay ne komikmiş!’ diye kikirdediğimiz bu tarz, meğer mecburiyettenmiş. Mini etek modasını pantolonla delmeyi başaran annelerimiz muzaffer bir edayla mı bakıyor ne yüzümüze! Moda nasıl delinir? Ona körü körüne uymayarak.

Spor pardösüler revaçta

Reyhan Yazıcı, tasarımlarında moda olanı asla bire bir uygulamıyor. Nitekim kendi için çizdiği uzun ceketin kumaşı koltuk döşemecisinden, yaka ve kol ağızları ise Kapalıçarşı’da satılan Orta Asya işi nakışlı kumaştan. Örtü bağlama tarzlarına gelince, o da, yasaklardan, eleştirilerden hatta aferinlerden bunalmış bütün tesettürlü kızlar gibi, “Bir dolu anlam yüklemeleri ne saçma!” diyor. “O gün canım nasıl isterse öyle bağlıyorum. Giydiğim kıyafete uygun olmasını istiyorum. Ama ne şekilde bağlarsak bağlayalım, hepsi de tesettür sonuçta.” Reyhan Yazıcı’nın genç tesettür koleksiyonu kış sonunda vitrinlerde görülebilecek. Bu iyi haber, bir diğeri ise Ankara merkezli Kayra Tekstil’in gençlerin taleplerini dikkate alarak koleksiyonunu gençleştirmesi. Kayra’nın tasarım ekibinden Serap Cebeci, çoğunlukla etek-ceket ve diz altı manto-pantolon çalıştıklarını; ancak spor pardösüyü de ihmal etmediklerini söylüyor. Büyük şehirlerde satışı yavaşlayan pardösü ancak spor olduğu zaman gençlerin ilgisini çekebiliyor.

Bursa’da ise ezber bozduracak bir rağbet var pardösüye. Ulu Cami’nin hemen dibindeki kırk yıllık Kardeşler Mağazası’nda sadece pardösü ve manto satan Murat Tunçak, alanında iddialı. “Biz pop tesettür satıyoruz.” diyor. Pardösünün ‘pop’u nasıl olur demeye kalmadan, firmalara sipariş usulü diktirdiği düşük belli, apoletli, militar düğmeli, asker yeşili pardösüleri gösteriyor. Tunçak, gençlere uygun tesettür için epey kafa yormuş görünüyor, hatta seyretmeyi hiç arzu etmediği müzik klipleri bile ona ilham verebiliyor: “Gülben Ergen’in ‘Uçacaksın’ klibine gözüm takıldı. Üzerinde çapraz düğmeli pardösü vardı. Hemen firmamı aradım, modeli anlattım. Evde televizyonları yokmuş; ama tarifle aynısından diktiler.” ‘Gülben Ergen’ modeli mağazanın o sene en çok satan ürünü olmuş. Tunçak, hoşlanalım ya da hoşlanmayalım insanın olduğu yerde modadan kaçılamayacağını düşünüyor. Hele işin içinde kadın varsa.

Şüphesiz her kültür diğeriyle etkileşim içinde. Öyle ki sonunda ortaya çıkan ürün için hiç kimse ‘Biz bunu kendi iç dinamiklerimizle ortaya çıkardık.’ diyemiyor. Böyle bakıldığında Türkiye’deki giyim dünyadaki giyimden bağımsız değil, tesettür giyim de tesettür olmayan giyimden bağımsız değil. ‘Pop tesettür’ kavramının ortaya çıkması da dünyadaki eğilimlerle yakından ilgili. Dünyada dar kot modaysa pardösüde de dar moda oluyor. Etek ve pantolondaki düşük bel modasını pardösüye uygulamaya cesaret edemeyen firmalar, Murat Tunçak’ın yönlendirmesiyle kolları sıvamışlar. Düşük kemerli pardösü Bursalı üniversitelilerin ve imam-hatiplilerin en çok talep ettiği model şimdilerde. Yazlıkların siparişi çoktan verilmiş, kışlıklarda ise dört yüz genç kızın talebi karşılanmayı bekliyor. Kısa ceket giymek istemeyen ve çoğunlukla uzun pardösü tercih eden Bursalı genç kızların tek isteği modellerin spor olması. Kot pantolonlarda olduğu gibi büyük arka cepler yine Tunçak’ın ısrarıyla kot pardösülere de konmuş; ancak tesettür firmaları kısa pardösü üretmekte nazlanıyor. Öyle olunca da tamirat terzisi Burhan ustaya çok iş düşüyor. Kısa giyinmek isteyen gençler, 200 YTL değerindeki uzun pardösüyü acımadan kestiriyor. Bir de daraltma işlemleri var tabii; yeni neslin daha uzun ve daha ince olması pardösü bedenlerinin de 34’ten başlamasını gerektiriyor.

Tesettür giyim nereye?

Murat Tunçak, tesettür giyimdeki değişimin, örtünenlerin sayısını artırdığını düşünüyor. Spor modeller, tesettürlü olmayanların da ilgisini çekiyor ve örtünmenin daha kolay olduğu mesajını veriyor. Burada bir ikilem var aslında. Tunçak, bele oturan çok dar kesim pardösüleri tasvip etmese de müşteri istediği için mağazasında bulunduruyor. Bir yandan da dünya modasının kimi modellerine ‘dur’ demek ve tesettür modasının gidişatını yönlendirmek istiyor: “Tesettür firmalarıyla konuşalım istiyorum. Neler üreteceğimizi belirleyelim. Kimileri modeli göstermek için bile bayan manken kullanmıyor. Kimi de defile düzenliyor. Akıntıya kapılmak yerine, gideceğimiz yolu belirlemeliyiz. Modellerin sporlaşması normal bir gelişme; ancak yozlaşmanın önünde durmalıyız.”

DEĞİŞİMİN ÖNCÜLERİ

Tesettürdeki değişimin 1980’lerden sonra başladığı söyleniyor; ancak daha eskiye, Meşrutiyet dönemine kadar inmek gerekiyor. Kadınlar Dünyası adlı derginin yazarları, ilk defa kadının sosyal hayatta yer alması ve kıyafetlerin değişmesi gerektiğini söylüyor. O dönem tartışılan konu, bugünkünden farklı değil: “Çarşaf giymeyelim; ama Avrupa modasını da bire bir takip etmeyelim.” ‘2. Meşrutiyet’te Osmanlı Kadın Hareketi ve Kadınlar Dünyası’ adlı kitap, ‘Milli kıyafetimizi bulmalıyız’ tartışmasına da yer veriyor. Milli kıyafeti destekleyenlerin başında Halide Edip Adıvar geliyor. Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye ise tesettüre riayet etmek şartıyla kimi zaman alafranga kimi zaman da alaturka giyilebileceği görüşünde.

GENÇ TESETTÜRLÜLER KIYAFET BEKLİYOR

‘Genç tesettür’ üzerine kafa yoranlardan biri de N-Value Tekstil’in sahibi Kadir Gençoğlu. Tekstilci olmasına rağmen, eşinin ve kızının kendilerine uygun giysiler bulmakta zorlandığını fark eden Gençoğlu, hazırladığı modelleri henüz piyasaya sunmamış. Hedefi, 15-25 yaş arası gençleri yaşıtlarına benzer şekilde ama tesettürü ihlâl etmeden giydirmek. Koleksiyonun gözde parçası, uzun etekler, özellikle de büyük cepli, fermuarlı, parçalı kot etekler.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Wap Forum | Wap | Wap2 | RSS | XML | sitemaps |  Sitemap-Html
web siteleri

programlar diyetisyen aşk
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 923 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 943 944 945 946 947 948 949 950 951 952 953 954 955 956 957 958 959 960 961 962 963 964 965 966 967 968 969 970 971 972 973 974 975 976 977 978 979 980 981 982 983 984 985 986 987 988 989 990 991 992 993 994 995 996 997 998 999 1000