|
DeSSaS
Ziyaretçi
|
 |
« : Ağustos 31, 2008, 11:34:02 ÖÖ » |
|
Bu konu başlıbaşına bir kitap ve araştırma konusu olduğundan, biz bumevzuda söylenmesi gerekenlerin tümünü söylemeye çalışmayacak, bazıtereddütlü ya da önemli noktalara deginmekle yetinecegiz.
Bu konuda hiç unutulmaması gereken en önemli nokta, insanın yaradılışgayesidir. Insan Allah'ın yüceligi karşısında kendi güçsüzlügünükabullenmesi ve her hareketini Allah'a kulluk olarak yapması içinyaratılmış bir varlıktır. Öyleyse yemesi, giymesi yatması ve kalkmasıgibi, cinsel ilişkisi de ibâdet olarak yapılmalıdır. Haramdan sakınmak,Allah'ın nimetinden helâl olarak yararlanmak, yapacağı hayırlı işleriçin fikrini meşgul eden cinsel arzuyu, sağlam düşünebilmek içingidermek, koca karının, karı da kocanın hakkını ödemek ve en önemlisimüslüman nesli yetiştirmek amacıyla yapılan meşru bir cinsel ilişkiibâdettir ve insana aldığı zevkler yanında sevap da kazandırır."Kişinin zevkini yaşamasında hiç sevap olur mu ?" diye soran sahabiyeAllah Rasûlü Efendimiz; "O suyu haram bir yere akıtsaydı, günaholmayacak mı idi? Öyleyse helâlından akıtması da sevaptır"buyurmuştur.(Müslim, zekât 52; Ebû Dâvûd, tatavvu' 12; edep 160; MüsnedV/167,168.)
Öbür yönüyle insan, arzu ve şehvetinin esiri olup, sırf zevki içinyaşar hale gelmemelidir. Bu, ondaki hayvanî güçleri geliştirir, melekîgüçleri zayıflatır ve insanı alçaltır. Halbuki, bütün zevkler gibicinsel ilişki zevki de bir gaye değildir, bir gaye için yaratılmışinsana Allah'ın bir hediyesidir. Insandan, neslini sürdürmesini istemişve bunu Allah'ın istediği doğrultuda yapması halinde kendisine cennetvadedilmiştir. Ise cinsel ilişki zevki gibi peşin bir avans da verilmişve sanki öbür âlemde alabildiğine tadacağı zevklerden, daha dünyadaiken ona parmak ucuyla hafifçe tattırılmıştır. Ya da yorucu çabalarlayüce bir gayeye ulaşması istenen insana, gönül eglendirme türündençerez takdim edilmiş ve asıl ziyafetin sonda olduğu bildirilmiştir.Tıpkı zor birise kosulan çocuklara, işi sonuna kadar götürmeleri içinverilen oyuncaklar gibi. O çocuğun verilen işi bırakıp bu oyuncaklaeglenmesi, oyuncağın veriliş amacına ne derece zitsa, insanın cinselzevklerini gaye olarak görüp, sırf onlarla meşgul olması da yaratılışgayesine o derece zittir.
Şimdi vereceğimiz bilgilerde bu açınin gözönünde bulunduiulması gerekir.
Tutma ve bakma konusunda karrkoca arasında avret olan bölge yoktur.(Ibn>bidin VI/367) Hz. Ömer'in oğlunun; "bana göre birbirininorganlarına bakmaları daha iyidir, çünkü bu cinsel ilişkinin tadıniartırır," dediği nakledilir. Fakat Aynî; "bu sözün, onun sözü olduğukesin değildir" der. Tutma konusunda câiz değildir diyen yoktur. EbûYûsuf; "Ebû Hanife'ye sordum ki, erkek karısının organını tutsa, kadında kendisine karşı tahrik etmek için kocasının organını ellese, bundabir sakınca var mıdır2 O da bana; hayır, yoktur. Hattâ bu sevaptır veecrin büyük olmasını sağlar dedi".
Hanımı ile ilişkide bulunurken, onu tanıdığı güzel bir kadın diye hayâledip, onunla sevişiyor gibi cima yapmasının haram olmadığınısöyleyenler vardır. Ancak Ibn Âbidîn; bizim kurallarımıza göre bununhelâl olmaması gerekir, çünkü bu, suyu şarap olarak düşünüp içmeyebenzer. Onun haram olduğu açıktır. Öyleyse öbürü de helâl olmamalıdır"der. ( Ibn ilbidin VI/372.) Doğru olan da bu olsa gerektir.
Cinsel ilişkide kullanılan kremler, ya da yağlandırıcıların, domuz yağıgibi haram madde içermedikten sonra, helâl olmadığını gösteren birdelil yoktur. Ancak bu normal eşlere tavsiye edilmeyecek bir durumdur.Allah bu iş için tabi nemlendirici yaratmayı ihmal etmemiştir.
Cinsel ilişkinin yasaklanan, ya da tavsiye edilen bir şekli yoktur. Nevar ki, tabiîlik dinî olan İslam'ın, bu konuda da tabiî olanı tercihedeceği açıktır. Üreme organından olmak üzere, karı ile koca hangi türilişkiden zevk alıyorlarsa onu uygularlar. Ayakta, otururken, yatarken,arkadan, önden, altta, üstte; hangisini isterlerse öyle yaparlar. Ancaküzerlerinin örtülü olması Islâmî bir edep ve emirdir." Allah iseutanmaya en lâyık olandır"(Fetâvây-i Hindiyye'de: "Oda küçük olursa(5-10) zira' yani yaklaşık(3 x 6 m2) koca böyle bir odada cimamaksadıyla karısını soyabilir. Bir kısım ulema karı kocanın bir odadatek başlarına soyunmalarında mahzur olmadığını söylemişlerdir." (IbnÂbidîn, Kunye'den, V/288). Ama bu, elbette cima ederken açıkolabilecekleri anlamına gelmez. Hadîs için bk. Buhârî, ilm 15, edep 68.)
Karısına dübüründen yaklaşmak çok çirkin bir hareket ve haramdır. Insanın tabiatina, şeref ve onuruna aykırıdır.
Erkeğin, şehvetini uyandırmak ve zevk duymak için, eliyle ya dabutlarıyla kendi kendini tatmin etmesi helâl görülmemiştir. (Bu konudaMü'minûn (23) 7 ve Me'âric (70) 31 âyetleri ve tefsirlerinebakılabilir.) Haramlığını bazıları hafif, bazıları da kaba olaraknitelemişlerdir. Ancak erkeğin yanında karısı yoksa, ya da evlideğilse, kalbi bununla meşgul oluyorsa ve harama düşme endişesi varsa,kendisini boşaltmanın, bunu âdet haline getirmemek şartıyla câizolduğunu söyleyenler vardır. Hattâ, ciddî olarak harama düşme endişesivarsa ve bu yolla buna engel olunacaksa, bunun vâcip olduğunusöyleyenler de vardır. (Geniş bilgi için bk. Mahlûf, Fetâvâ I/117,118.)Ancak Peygamberimizin bu konudaki tavsiyesinin, şehveti oruç tutmaklayatıştırmak olduğu unutulmamalıdır. (Söz konusu hadîslerinde RasûlüllahEfendimiz: "Gençler! Evlilik külfetine hanginizin gücü yetiyorsaevlensin." Yapamayan oruç tutmalıdır. Çünkü onun (nefsi dizginleyici)kamçısı vardır" Buhârî, savm 10, nikâh 2, 3; Müslim, nikâh 1, 3; EbûDâvûd, nikâh 1) Bu yolla hem haramdan kurtulacak hem de sevapkazanacaktır.
Erkeğin eli vb. şeylerle kendini tatmin etmesi caiz olmadığı gibi,kadının da bu yolla tatmin araması câiz değildir. Ancak koca, karısınıneli ile ya da vücudunun diğer yerleri ile tatmin olabileceği gibi,karısını da bu yolla tatmin edebilir. (Serahsî, Mebsût X/159.)
Hastalık, zayıflık ve güçsüzlük gibi sebeple cinsel ilişkiyedayanamayan ve bu yüzden istemeyen kadınla cima etmek haramdır. (IbnÂbidîn, el-Ukûdü'd-dürriyye I/26.)
Evlendiğinde karısıyla ilişkiye güç yetiremeyen erkek bir yıl beklenir.Bir yıl boyunca da, bir defa olsun, güç yetiremezse, karısı, istemesihalinde ayrılır, erkeği beklemeye zorlanamaz. (Ibn Âbidîn,el-Ukûdü'd-dürriyye I/30.)
Mushaf bulunan odada cima etmenin sakıncası yoktur. Çünkü müslümanlannevlerinde ve odalarında genellikle Mushaf bulunur. Ancak Allah'ınkelâmına karşı saygı duyulduğunu göstermek için Mushafin örtülmesigerekir. (Ibn Âbidîn, I/266, el-Hediyyetü'l-Alâiyye 268.)
Mescidlerin üzerinde cinsel ilişkide bulunmak mekruhtur. Çünkümescidler semâya kadar mesciddirler. (Alâuddîn Âbidîn,el-Hediyyetü'l-Alâ'iyye 283.)
Cimaya başlarken "besmele" çekerek,hadîste geçen "Bismillâh, Allahümmecennibnâ'ş-Şeytâne ve cennibi'ş-Şeytâne mâ-razektenâ" duasını okumasımüstehaptır ve cimanın edeplerindendir. (Örnek olarak bk. Buhârî,bed'ul-halk 11; Müslim, talak 6, nikâh18)
Kocası kendisini cimaya çağırdığında, karısının bunu özürsüz olarakreddetmesi, câiz değildir. Hattâ âdetli olması da bir özür değildir.Çünkü kocası onun, âdetli iken haram olan bölgesi dışında bir yerindenyararlanabilir. (Fetâvây-i Hindiyye (yazma) 611/45 Müslim, hayz 16,Nesâî, taharet 180; Ibn Mâce, taharet 124) Bu konuda özellikle kadınınsözkonusu edilmesi, cimada erkeğin, kadından daha sabırsızolduğundandır. Yoksa kadının, kocasından cima isteme hakkıyok demekdeğildir.
Karıkocanın, zaruret olmadıkça cinsel ilişki biçimlerini başkalarınaanlatmaları haramdır. Peygamberimiz (s.a.s.) : "Şüphesiz ki, KıyâmetGününde, Allah'ın katında, emanete hiyanetin en büyüklerinden biri,karıkoca beraber düşüp-kalktıktan sonra, kocasının kadının sırrınıyaymasıdır" buyurmuştur. (Müslim, nikâh 21; Davûdoğlu age VN/327 vd.)
Emzikli kadınla cimada bulunmak câizdir. (bk. Müslim, nikâh 24;Davûdoğlu age VN/342 vd.) Bir kadını görerek şehveti harekete gelenkimsenin, derhal karısı ile cima etmesi ve nefsini yatıştırmasımüstehaptır. (bk. Müslim, nikâh, 2; Davûdoğlu age VN/221.)
Cimada özellikle dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de,temizliğe olabildiğince dikkat etmektir. Mümkünse ilişkiden önceeşlerin dış organlarını sabunla yıkamaları müslümanca bir davranışolur. Çünkü temizlik müslümanlığın ana temellerindendir. Kasıklardayuvalanıp üreyen mikropların, ilişki yoluyla kadının rahmine ulaşıp,çeşitli rahim hastalıklarına sebep olabileceği, ya da mevcuthastalıkları artırabileceği hiç unutulmamalıdır. Peygamberimizin(s.a.s.) cima edeceklere abdest almayı tavsiye etmesi (bk. Ibn Kudâme,el-Mugni VN/26) bundan olsa gerektir.
Cima gücünü artıracak besinler yemek sakıncalı değildir. PeygamberEfendimiz (s.a.s.) kına sürünmeyi tavsiye ederken; çünkü o, cildigüzelleştirir, cima gücünü artırır(Zehebî, et-Tibbu'n-Nebevî 25),buyurmuştur. "Tıbbı Nebevî" kitaplarında buna benzer hadislernakledilir ve cima gücünü artıracak gıda rejimi verilir. (agk)
Ilişkinin ne olduğunu bilecek kadar büyük çocukların bulunduğu odada,onlar uyurken bile cima etmek câiz değildir. (Nemenkânî,el-Fethu'r-Rahmanî N/2l3)
|